Dizi Haberleri

Tüm Televizyonların En Özel Komedisi: The Office

Bir komedi dizisinden beklentileriniz neler olabilir? Güldürmesi, yormayan bir anlatıya sahip olması, sonra bir daha güldürmesi, sempatik karakterlere sahip olması, ve tekrar güldürmesi… Tüm bunların yanında, bir komedi dizisinin izleyicisine verebileceği en önemli şey samimiyettir. Samimiyetin yanında dizinin geçtiği mekanların senin ikinci evin olmasıdır, dizi bittiğinde boğazında bir düğüm bırakmasıdır, tekrar tekrar izlemekten asla sıkılmıyor oluşundur. The Office, bu saydıklarımın hepsini altın tepsiyle sunan bir dizi. Ve tüm komedi dizileri arasında çok benzersiz bir noktada.

Scranton adında fazlasıyla gri ve sıkıcı bir Amerikan şehrinde fazlasıyla sıkıcı bir iş tanımı olarak ‘kağıt’ satılan bir ofis hayatını anlatan The Office dizisi, orijinali İngiliz kökenli ve başrolünde Ricky Gervais’in olduğu bir dizi. 3 sezon süren İngiliz versiyonu başka bir yazının konusu olacak kaliteli bir dizi. Ancak bugün konumuz sonradan Amerikan versiyonu çekilen ve 9 sezon süren The Office.

‘’Sıkıcı şehir, sıkıcı iş tanımı, ofiste geçen bir dizi. Ne kadar komik olabilir ki?’’ demeyin, office dizisi biraz alıştıktan sonra içerdiği birbirinden şahane karakterleri, sonsuz absürtlüğü ve zekice esprileri ile defalarca kahkahaya boğan bir yapım. Dizi, Dunder Mifflin adındaki kağıt şirketinin Scranton şubesini belgesel gibi çekime alan bir işleyişe sahip. Çalıştığınız ofiste bir kamera olduğunu düşünün ve bu doğal iş ortamında yapay olmayan bir şekilde çekime alındığınızı düşünün. Baya baya ofis çalışanlarının belgeseli çekiliyormuş gibi. Bu da diziye benzersiz bir dinamizm katıyor. İlk başlarda kamera açılarına alışmak biraz zor olabiliyor zira kamera açıları sürekli gidip geliyor ya da bir anda yakın çekim yapılıyor… Tüm bunların yanında dizi standart komedi dizileri gibi kahkaha efektine de sahip değil. Espriyi anlama işini sizlere bırakıyor.


İlk bölümleri ile beraber biraz düşük tempoda başlayan dizi, 7. sezona kadar bu temposunu sürekli yukarıya doğru taşıyor. Drama konusuna pek girmeyen, girmek istemeyen The Office, genel olarak çok çok iyi bir komedi anlatısına sahip olsa da çok nadiren dokundurduğu mükemmel ‘karakter anları’ ile yer yer boğazda düğüm bırakacak kadar da üzebiliyor.

The Office’in en güçlü yeri, birbirinden şahane karakterleri. Her bir karakter çok özenle yazılmış, karakter gelişimleri gösteren ve yeri geldiği zaman tek replikleriyle yerlere yatırabilecek kadar komik karakterler. Dizinin başrolü ve tüm televizyon tarihinde en sevdiğim birkaç karakterlerden biri olan Michael Scott, ekibin patronu durumunda. Kendine has absürtlüğü, yer yer cringe halleri ilk başlarda itici geliyor olsa da bir kaç bölüm sonrasında ve ardından bir kaç sezon sonrasında dizideki en bomba karakter haline geliyor. Tam olarak ‘anlatılmaz yaşanır’ bir adam olan Michael çok merhametli olup çalışanlarının huzurunu bozacak kadar kötü espriler yapar. Karakteri Steve Carrel mükemmel bir şekilde canlandırır.

Michael dışında Office’in bir başka bomba karakteri Dwight, tüm televizyon tarihinin en garip karakterlerinden biridir.  Michael’dan sonra ofisteki en yetkili kişidir ve sosyal becereleri çok düşük ve tam bir ‘weirdo’ olmasına rağmen ofisin en çok satış yapan karakteridir. Michael’ın kötü esprilerine yalnızca kendisi güler ve sürekli Michael yalakası olarak peşinden asla ayrılmaz.
Michael ve Dwitght ile birlikte dizinin geri kalan tüm karakterleri garip, absürt ve son derece komikler. Dizinin garip olmayan ve normale en yakın iki karakteri Jim ve Pam. Jim, dizinin en önde gelen karakterlerinden biri olup ve ofisin Resepsiyonisti Pam’e uzaktan da olsa biraz vurgundur. Tek hayali bu sıkıcı şehirden gitmek olup, çalıştığı işten de pek memnun değildir. Pam’le beraber bu birbirinden manyak karakterlerle dolu ofisteki iki tane aklı başında çalışan bu ikilidir.

Office ile alakalı söylenebilecek çok fazla şey var. Jim ile Dwight’ın bitmek bilmeyen, komik ve yer yer acımasız kapışmaları mesela. 9 sezon boyunca birbirine eşek şakaları yapan ikili, bir zamandan sonra bu ‘şaka’ mevzusunu bambaşka bir seviyeye taşıyorlar ve her defasında yerlere yatıracak kadar güldürebiliyor. Ofis elemanlarının farklı ortamlarda toplandıkları bölümler de ayrı eğlenceli oluyor. Michael’ın evinde verdiği parti, göl kenarına gittikleri bölüm ya da casino gecesi yaptıkları bölüm. Her biri ayrı eğlenceli olan bu bölümler her sezon en az bir kaç kez yaşanıyor.

Diziyle alakalı eksik not olarak yazabileceğim tek şey, 9 sezonun son 2 sezonunda biraz vasatlaşması ve tempo kaybetmesi olabilir. Zaten bunun farkında olan yapımcılar ve senarist ekibi diziyi 9. sezonun sonunda mükemmel bir final ile bitiriyorlar.

The office, alabildiğine absürt anları, zekice replikleri ve yukarıda da dediğim gibi birbirinden müthiş karakterleri ile kesinlikle izlemeniz gereken bir komedi. Mutluluk tanımı üzerine güzel çıkarımlarda bulunan ve yer yer yalnızca bir komediden fazlasını seyirciye sunuyor olması The Office’i çok ayrı bir yere koyuyor. İzlediğim tüm yapımlar arasında vedaları, kahkahayı ve samimiyeti bir arada, bu kadar güzel aktarabilen başka bir dizi olduğunu düşünmüyorum. 

İlişkili İçerik
Dizi HaberleriGenel

Vakıf Dizisi 2. Sezon Onayını Aldı

Isaac Asimov’un kült ve ölümsüz eseri Vakıf, ilk sezonu henüz başlamışken ikinci sezon…
Devamını Oku
Dizi Haberleri

Peaky Blinders'ın Filmi ve Yeni Sezonuyla İlgili Haberler Var

Yayın hayatına 2014 yılında başlayan dizinin yaratıcısı ve senaristi Steven Knight, BFI…
Devamını Oku
Dizi Haberleri

Amazon’un Fantastik Türlü Yeni Dizisi Wheel of Time’dan Yeni Bir Teaser Yayınlandı

Amazon Türkiye’de de çok uygun bir ücrete yayınlandığı Prime Video’ya epey önem veriyor.
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir